TTNET & Üniversite Kulüpleri Buluşması

12 Haziran Cumartesi günü Compec Yönetim Kurulu olarak Esentepe’deki TTNET Plaza’da gerçekleşen üniversite kulüpleri buluşması etkinliğine katıldık. Çeşitli üniversitelerin IEEE öğrenci kollarını ve bilişim kulüplerini bir araya getiren bir etkinlik olması ve bu kulüplerin birbirleriyle etkileşim haline girmesinin sağlanması nedeniyle güzel bir organizasyon olduğunu düşünüyorum. Açılış konuşmasını TTNET Ürün geliştirme Direktörü Sn. Gültekin Keskin’in yapmasıyla birlikte daha önceden bilgilendirilmesi yapılmış olan Partner Ekosistemini detaylandırma ve lansmanını yapmak adına kürsüye TTNET Ürün Geliştirme’den Sn. Ali Servet Eyüboğlu çıktı.TTNET Partner Ekosisteminin yapısından ve destek olacağı kesimlerden bahsetti. Kurumsal, Bireysel ve Üniversite öğrencilerine yönelik olarak 3 ana kola ayrılan bu sistem ile teknoloji geliştirmek isteyen herkese ellerinden geldiğince destekte bulunacaklarını vurguluyor Ali Servet Eyüboğlu. Programın bence bir diğer artısı işinde profesyonel kişilerden danışmanlık almak. Ali Akurgal ile sohbet ederken bana çok güzel bir ipucu verdi. “Bir fikir ürettiğinde her zaman en aptal soruyu sormalısın.” Tabi fikri geliştiren kişi genelde tek bir perspektif ile olaya yaklaştığından bu tarz bir soru soramaması normal. Fakat konusunda uzman bir kişinin bu soruyu sorması fikri üretene farklı bakış açıları kazandırabilir ve ayaklarının daha kuvvetli yere basmasını sağlayabilir. Eğer en aptalca soruya bile mantıklı bir cevap verebiliyorsa artık o fikir uygulanabilirliğini yavaş yavaş yakalıyor demektir. Bahsedilene göre Partner Ekosistemi henüz üzerinden çalışılan ve gün geçtikçe geliştirilecek bir sistem. Tabi bu konuda girişimcilere çok büyük bir görev düşüyor. Bu sistem hakkında daha fazla bilgi edinmek için bu bağlantıyı kullanabilir yada direk olarak TTNET ile mail üzerinden iletişime geçebilirsiniz. Bunun yanında önümüzdeki dönemde de üniversite kulüpleriyle olan ilişkilerin ilerletilmesi ve gerekli yardımın TTNET tarafından sağlanmaya çalışılması da toplantıda bahsi geçen konulardandı.

Ufak bir aradan sonra sıra Akurgal Danışmanlık Genel Müdürü Sn. Ali Akurgal da idi.  Önceki yazılarımı okuyanlar yada EXIT’10 organizasyonumuza katılanlar hatırlayacaklardır,  kendisini “İnternetin Geleceği” adlı panelde ağırlama şansımız olmuştu. TTNET Partner sistemi içerisinde fikir sahiplerine danışmanlık görevi sürdüreceğini duydum.  Gerek uzgörü gerekse fikirlerin geliştirilmesi bakımından partnerlerin Ali Bey ile sürekli iletişimde olmaları gerektiğini düşünüyorum. Uzgörü kelimesi ilk duyduğunuzda öngörü gibi aklınızda belirebilir.  Fakat öngörüden farkı, ileri sürülen görüşün, uzmanlar tarafından, uzun erimli bir dönem için ve üzerinde uzlaşılarak elde edilmiş olmasıdır. Ali Bey’in sunumunda bahsettiği diğer bir önemli konu ise Ürün ve Üretim Teknolojileri üzerineydi. Şahsi olarak sunumda verdiği örneklerin gayet net ve tatmin edici olduğu kanısındayım.  Bir de sunumun bitimine doğru ekrana yansıtılan çok güzel bir söz vardı. “Bugün yaptığımız işleri yapmayı sürdürmek, küçülüp yok olmak demektir.” Sanırım bu söz üzerinde özellikle bilişim sektörü üzerinde çalışan öğrencilere çok fazla pay düşüyor. Teknoloji hiçbir zaman aynı yerde saymıyor. Peki biz neden yerimizde sayalım?_

Ali Bey’in düşündürücü(!) konuşmasından sonra sıra TBDGenç sunumu ve tanıtımına geldi. TBDGenç İstanbul adına düzenlenen etkinlikler ve eğitimlerden bahseden Bilal’in  sunumunun ardından Okan Üni. TBDGenç Topluluğu’ndan arkadaşlarda kendilerini tanıtma fırsatı yakaladılar.

Etkinlik sonrasında ise yemek faslı ile birlikte sıcak bir kaynaşma ortamı sağlandı. Günün sonunda ise TTNET hatırası  olarak hep beraber fotoğraf çektirmeyi de ihmal etmedik. Başta etkinliği düzenleyenler olmak üzere bu etkinliğe katılan arkadaşlara da ayrıca teşekkür etmek isterim. Sektörde geleceğin sorumluluk alacak insanlarını şimdiden tanımak mutluluk verici.

We Didn't Forget | May 21, 1864

Güzel yurtlarımız vardı
ve rüzgar kanatlı atlarımız.
Güzel şarkılarımız vardı
ve sonsuz düşlerimiz…

Güç savaşlarının kurbanı olan bir halkın hikayesidir bu aslında, kimilerinin haberdar bile olmadığı fakat tarihin gördüğü en büyük ve kanlı sürgünlerinden olan Çerkez Sürgünü. Bir imparatorluğun genişleme iştahına, diğerlerinin nüfus artırma hevesine yenik düşen bir halk. Tek başına, topraklarını kanının son damlasına kadar korumaya çalışan bir halkın hikayesi. Bu, anavatanı olan Kafkaslardan zorla çıkarılmış olan Çerkezlerin hikayesidir.

Herkesin muhakkak bir Çerkez tanıdığı vardır etrafında. Türkiye’deki nüfusu en fazla olan diasporalardan biri. Türkiye ve diğer ülkelerdeki Çerkez nüfusu ise yaklaşık olarak 6 milyon civarlarında. Bugün (21 Mayıs) Çerkezlerin anavatanlarından sürgün edilişinin 146 yılı olması vesilesiyle Kafkas Dernekleri Federasyonu her yıl bu tarihte Beşiktaş Sahil civarında anma törenleri düzenlemektedir. Bu seneki törenlere benimde katılma şansım oldu.  Nüfusunun %70’i yurtlarından edilen halkın torunlarının bir araya gelişiydi bu tören.  Ne kadar dağılsa da yinede birlik olmaya çalışan bir halkın hayata karşı duruşu bir kez daha  sergilendi ve birlik beraberlik mesajları yinelendi. Tören, karanfillerin denize bırakılmasıyla sona erdi.

Çerkez Sürgünü hakkında bulunabilecek bir çok kaynak olmasından dolayı uzunca anlatma gereği duymadım. Törende kendi çekmiş olduğum fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz. Elime geçtikçe diğer fotoğraf ve videolarıda eklemeye çalışacağım.

Boğaziçi Üniversitesi Java Teknolojileri Günü

COMPEC olarak CETURK işbirliğiyle Boğaziçi Üniversitesi’nde Java Teknolojileri Günü düzenlemekteyiz. Seminerimizde JAVA Teknolojilerinin hem teknik hem de kariyer tarafı ele alınacak, ayrıca mobil uygulamalardan da bahsedilerek üniversite öğrencilerine yönelik sunumlar yapılacaktır. Java ile ilgilenen herkesi etkinliğimizde görmekten onur duyarız.

Tarih  : 12 Mart 2010 Cuma 12:00-16:00
Yer    : Boğaziçi Üniversitesi – Güney Kampüs – ÖFB Demir Demirgil Salonu

Konuşmacılar:

Melih Sakarya
Mustafa Demir
Yiğit Darçın

Etkinlik Sayfası: http://www.facebook.com/event.php?eid=368601327717

*Seminerimize katılanlar arasında yapılan çekiliş ile 3 kişiye kitap hediyemiz olacaktır.
*Katılımcılara sertifika verilecektir.

Learning with Apple (Turkey) | Education Leadership Series

Apple’ın Türkiye’de ilk defa düzenlediği ve Education Leadership Series’in ilk ayağı olan Learning with Apple Turkey, 24-25 Şubat 2010 tarihlerinde düzenlendi. Bende erken rezervasyon yaptırmanın avantajıyla kaydımı yaptırdım ve 25 Şubat tarihinde gerçekleşen organizasyona katılma fırsatı buldum. Yazımın gecikmiş olmasının sebebiyse orada bize gösterilen ilginin karşılığı olarak güzel ve detaylı bir yazı yazmak istememden kaynaklanıyor. Şu sıralar tamda yazarları Jeffrey Young ve William Simon olan “Steve Jobs” adlı kitabı okurken(kesinlikle okumanızı tavsiye ederim) bu seminer katılmış olmanın,  başlarda bir garaj girişimi olan uzun soluklu bir hikayenin bugün hangi konumda olduğunu daha net anlamak adına önemli olduğunu düşünüyorum. Konuyu çok fazla dağıtmadan o gün ki izlenimlerimden bahsetmek istiyorum.

Organizasyon mekanı olarak Mövenpick Hotel seçilmiş. Neredeyse her gün bir vesile ile yanından geçtiğim binanın dışarıdan yarattığı izlenimle içerideki atmosfer arasında dağlar kadar fark var.  Bu sayede ilk defa içeriyi gezme fırsatı da yakalamış oldum. Sabah saat 08:30 civarı binaya giriş yaptım ve kayıt işlemimi tamamlamak üzere Registration masasına gittim. Yaka kartımı bulmak görevli bayanları biraz uğraştırmış olsa da  sonunda buldular. Bu işlemin bitiminde Apple’dan ufak bir hediye de aldım. Her katılımcı için bir Usb bellek ayırmışlar.  (Workshoplarda usb belleklerin yardımına ihtiyaç duyduk) Kayıt işleminden sonra salon henüz hazır olmadığı için biraz beklemem gerekti. O sırada kahvaltılık ikramlarla birlikte bir kaç kişiyle tanışma ve sohbet etme fırsatı da buldum.  Bu arada dikkatinizi çektiyse eğer yaka kartımın sağ alt kısmında siyah bir sticker var. Bu IT seminerlerine katıldığım anlamına geliyor. Bunun yanında Mavi, Mor, Beyaz ve bir kaç renk daha vardı. Katılacağınız konuya göre uygun stickerı kartınıza yapıştırıyorsunuz.  Hepsi farklı ana temaları temsil ediyor.

Program başladığında benim bulunduğum salon içerisinde bir kaç üniversite öğrencisi vardı. Diğer kişiler genelde sektörden yada üniversitelerin ilgili bölümlerinden gelmiş öğretim üyelerinden oluşuyordu. İlk sunumda Apple’dan, gelecekte yapmak istediklerinden hangi kesimlere nasıl çözümler sunacaklarına kadar geniş bir alanı kapsayan sunum yapıldı. Kısa aradan sonra ikinci sunuma geçtik. Bu sunumda ise Dijital öğrenme ve  öğretme ağırlıklı yapılabileceklerden ve çözümlerden bahsedildi. Sunumun sonunda workshopa geçtik. Biraz daha örnek yaparak sisteme alışmanın vakti gelmişti. 18 adet MacBook 6 adet masaya dizildi ve cihazlar kullanıma hazır hale getirildi.  Workshop Sn. David Bough tarafından yönetildi. MacBook’taki  bir kaç özelliği gösterdikten sonra daha çok bizi ilgilendiren kısım olan dijital ortamda Apple’ın eğitim için sunduğu sistemleri kullandık. Quick Time’da video hazırlayıp daha sonra bunu oluşturduğumuz gruplarda yayınladık. Tek tıkla blog açıp podcast yayını yaptık.

Saatlerimiz 12:00 olduğunda öğle yemeği vakti gelmişti. Mövenpick içerisinde bulunan Azzur’da güzel bir öğle yemeği bizi hazır bekliyordu. Yemekten döndüğümüzde sıra MacBook ile birlikte İpod Touch’ın nimetlerinden faydalanmaya gelmişti. İki cihazıda entegre bir şekilde kullanıp bloglarımızı ve wikilerimizi kontrol ettik, yeni veri girişleri yaptık.  Daha sonra David Bey farklı ve kolay bir video hazırlama yöntemi gösterdi ve bunu herkesin yapıp sunucuya göndermesini istedi. Yaklaşık 5 dakikalık bir  süre içerisinde hazırlayıp salonun arka tarafında bulunan sunucuya gönderdik. Süre doldu ve listeye bakıp ilk hazırlanıp gönderilen video benimki olduğundan dolayı bu videoyu tüm katılımcılara gösterdi. Bir kaç örnek daha yaptıktan sonra bu bölümü de tamamladık. Sunum açısından her şey iyiydi fakat tek dezavantajın herkese yetecek kadar MacBook ve iPod Touch’ın olmaması olduğunu düşünüyorum. Yine bir ara verildi ve sıra kapanış oturumuna geldi. Bu kısa sunumdan sonrada artık dağılma vakti gelmişti. Yararlı ve güzel bir gün olduğu kanaatindeyim.

Bu başarılı organizasyonun arkasındaki ekibi kutlamadan geçmek istemem. Her şey en ince detayına dikkat edilerek titizlikle hazırlanmış. Ayrıca çok iyi ve güler yüzlü bir şekilde misafir edildik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

Günün Tam Programı Aşağıdadır.

IBM Türkiye Teknik Gezisi İzlenimleri

Biraz geçte olsa bu yazımda 3 Şubat Tarihinde TBD Genç İstanbul Topluluğu katkılarıyla düzenlenmiş olan IBM Türkiye Teknik Gezisi’nden bahsetmek istiyorum. Gezinin yapılacağı günün sabahı İstanbul’da hatırı sayılır bir hava (geçenlerde yağan kar) olduğu için katılım seviyesi az olsada (fakat gayet istekli bir katılımcı kitlesi vardı) yinede ben bunun günün iyi ve güzel geçmesine etki etmediğini düşünüyorum.

IBM

Sunumlara geçmeden önce IBM tarafından, çay ve kahve içip günün soğuğunu sohbetlerimizle kıracağımız bir alan hazırlanmış. Arkadaşlarımız arasında kısa bir tanışma ve fikir paylaşımından sonra sunumlara geçildi. TBD adına Sn. Cahit Cengizhan (TBD Genç İstanbul Koordinatörü), TBD Genç adına Bilal Dadanlar (TBD Genç İstanbul Teknik Projeler Koordinatörü) ve IBM adına Sn. Engin Bey tanıtıcı sunumlarını yaptılar.

Verilen ufak aranın ardından Sn. Ela Tuntaş (IBM Türkiye İnsan Kaynakları Kişisel Gelişim Sorumlusu) tarafından IBM’de Kariyer başlıklı konuşma gerçekleştirildi. Bu sunum içerisinde “IBM’de çalışmak, IBMci olmak (the IBMer) ve IBM’in değerleri” konularının üzerinde duruldu.

Saatler öğle vaktini gösterdiğinde yine IBM tarafından ikram edilen öğle yemeğinde bir araya geldik. Bu aranın ardından Sn. Jale Akyel (IBM Türkiye Üniversite İlişkileri Lideri) Smarter Planet Vizyonu’ndan ve üniversitelere verdikleri destek ile onlarla birlikte gerçekleştirdikleri organizasyonlardan bahsetti.

Daha sonra Sn. Suat Kızıltaş (IBM Türkiye Teknoloji Lideri) “Innovation” temalı bir sunum yaptı. Özellikle bu sunumdan çıkarılacak bilgilerin inovasyon üzerine yoğunlaşacak olan kişiler için önemli olduğunu düşünüyorum.

Bu sunumunda tamamlanmasının ardından programın sonunda bu günü ölümsüzleştirmek için hep beraber hatıra fotoğrafı çektirdik.

Bu günün hazırlanması ve sorunsuz tamamlanmasında emeği geçen herkese -özellikle Burcu ve Bilal’e- tüm arkadaşlarım adına teşekkürü bir borç bilirim.

Günün fotoğraflarını aşağıda bulabilirsiniz. (Güncellenecektir.)

Bir sonraki organizasyonda görüşmek üzere…

http://www.flickr.com/apps/slideshow/show.swf?v=71649